Doktor Fıkralaları;Motor

kahkaha4

Dünyanın en ünlü kalp doktoru Dr Bakey’ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş. Tamirci arabasının kaputunu açmış ve Dr. Bakey’e dönerek:

-Size bir şey soracağım neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerede olduğunu anlayacağım, kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları, motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım!!. Söylesenize nasıl oluyor da siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum?”

Bunun üzerine Dr. Bakey tamircinin kulağına eğilmiş ve şöyle demiş:

– Bunların hepsini motor çalışıyorken yapmayı denesenize!!!

Seksen Beşlik Koca

85 yaşından da bir adam doğum hanenin kapısında beklemektedir.

Doğumhaneden çıkan doktor şöyle bir bakındıktan sonra yaşlı adama sorar:

Doktor:İçerde doğum yapan bayan yakınınız mı?

Adam:Evet,eşim

Doktor:Ama bayan 25 yaşlarında…

Adam:Tamam işte, eşim o. Niye şaşırdınız, baba olamaz mıyım yani?

Doktor:Yoo, aklıma benim dedem geldi de.

Adam:Nesi varmış dedenizin?

Doktor:Kendisi av meraklısı idi. Sürekli ava çıkardı. Ancak yaşlanınca zorlanmaya başladı. Bir gün ava çıkacakken kendisini uyardık, aman yapma dedecim, sen yaşlandın, ava gidemezsin diye. Kendisi ısrar etti ve hazırlandı. E, tabi yaşlılık, çıkarken tüfek yerine baston aldı eline. Ben de kendisiyle gittim. Ormanda bayağı yol yürüdükten sonra bir geyik gördük. Dedim ya, dedem yaşlı. Bastonu omzuna koydu, doğrulttu ve geyiğe bastonla ateş etti. Geyik o anda vurulup yere düştü…

Adam:Olur mu?Başkası vurmuştur onu.

Doktor:Ben de onu demeye çalışıyorum işte.

Sekiz Numaralı Kutu

Bir Doktor muayenehanesinin önüne kocaman bir pankart asmış,pankartta “her türlü hastalık tedavi edilir,edersem ücret 100 dolar edemezsem 1000 dolar iade” diye.

Yoldan geçen Dursun pankartı okur:

– Bak manyak doktora 1000 dolar iade edecekmiş,şuna bir hastalık yaratayım da tedavi edemesin 1000 dolarını alayım diye dalmış içeri:

— Doktor ben tat alma duygumu kaybettim yediğim hiç bir şeyden tat alamıyorum.

Doktor:

— Basit, hemşire hastanın gözlerini bağla, bir kaşık ve sekiz numaralı kutuyu getirir misin?

Gözleri bağlanmış, bir kaşık sekiz numaralı kutudan hastanın ağzına verilmiş. Dursun’a:

— Çiğne

Dursun çiğner çiğnemez ayağa fırlamış:

— *lan!!! demiş.

— B*k bu!!!

Doktor:

— tabii ki b*k.

— Bak tat alabiliyorsun tedavi tamam demiş ve 100 doları almış.

Neyse ertesi gün Dursun tekrar gitmiş doktora.

— Doktor ben hafızamı kaybettim hiç bir şey hatırlamıyorum.

Doktor :

— Kolay oturun bakalım, hemşire hanım sekiz numaralı kutuyu getirir misin?

Dursun ayağa fırlamış

— Hayır!!! İstemem!!

Doktor :

— Niye yaa?

— Onun içinde b*k var

Doktor:

— Bak hafızanız yerine geldi hatırladınız verin 100 dolar gitti 200 dolar.

Dursun kızarak çıkmış ve ulan demiş o 1000 dolarını almazsam senin!!..

Ertesi gün tekrar doktora gitmiş girmiş içeri:

— Doktor bey benim bir derdim var..

— eee? demiş doktor:

— Nedir derdiniz?

— Erkeklik organımda hiç bir hareket yok hiç bir şey yapamıyorum.

Doktor:

— Kolay, hemşire hanım getirir misin sekiz numaralı kutuyu?

Dursun yine ayağa fırlamış:

— *lan!!  s***im senin sekiz numaralı kutunu da hemşireni de ha!!!

Doktor demiş ki:

— Bak onu da tedavi ettik, bak maşallah 8 numaralı kutuyu da hemşireyi de halledebiliyorsun ver bakalım 100 dolar daha………

Doktorlar

Bir İngiliz doktor diyor ki:

-Tıp bilimi bizde öyle ilerledi ki, biz bir adamın beynini alırız ve başkasına koyarız ve onu altı haftada iş arayacak hale getiririz.

Alman doktor diyor ki:

-Bu hiçbir şey değil; biz bir adamın beynini çıkarırız ve başkasına koyarız ve onu dört haftada savaşa hazır hale getiririz.

Amerikalı doktor da diyor ki:

-Beyler siz çok geridesiniz. Biz Teksas’tan bir beyinsizi aldık ve beyaz saraya koyduk. Şimdi ülkenin yarısı iş arıyor, yarısı da savaşa hazırlanıyor.

Spagetti

Bir doktor, hemşiresiyle buluşmalara başlar. Bu buluşmalardan kısa bir süre sonra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler. Ama Dr. bu olayı karısının duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir ve İtalya’ya gitmesini ve çocuk doğana dek orada kalmasını ister.

– Ancak bebeğin doğduğunu size nasıl haber vereceğim?

-Bana hemen bir kart gönder ve arkasına ” spagetti ” diye yaz. Ben durumu anlarım. Başka bir açıklama yapmana gerek yok.

Hemşire parayı alır ve uçağa binip İtalya’ya gider. Altı ay sonra, bir gün doktorun karısı evden arar ve doktora:

– Sevgilim, bugün postadan senin adına Avrupa’dan postalanmış ilginç bir kart geldi. Ama ne anlama geldiğini anlayamadım…”

– Peki karıcığım, ben akşama eve gelince sana gerekli açıklamayı yapacağım

O akşam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu yere düşer. Acil yardım ve tıbbi müdahalelerin sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladıktan sonra, karısı kartı alır ve okur:

– Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti…ikisi, sosisli, ikisi sade.

Doğum Doktoru

Adam göz ameliyatı geçirdi. Ameliyat çok başarılı oldu. Bu nedenle de, o kadar mutlu oldu ki,göz kliniğinin bahçesine kocaman bir heykel yaptırdı. Heykel göz biçimindeydi. Göz bebeği yerinde de göz doktorunun bir resmi bulunuyordu. Heykelin açılış töreninde mutlu hasta sevgili doktoruna sordu:

-Memnun musunuz? Neler hissediyorsunuz?

O da derin nefes alarak yanıtladı:

-Şu anda memnunum. İyi ki kadın doğum doktoru değilmişim!

Deli Fıkraları;Miyav dedik ya

kahkaha8

Esas Akıl

Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar:

Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?

Doktor:

Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç şey veriyoruz.

Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz.

Siz ne yapardınız?

Adam:

Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova kaşık ve fincandan büyük.

Hayır, der doktor.

Normal bir insan küvetin tıpasını çeker.

Otobüs Bekliyorum

Kadının biri dolabından gelen gıcırtıyı kesmesi için eve marangozu çağırır marangoz bakar ama bir sorun bulamaz dolap gıcırdamıyordur ve sorar

-Abla bu dolabın bir şeyi yok ne yapayım?

Kadın:

-Normalde gıcırdamıyor zaten yoldan otobüs geçerken gıcırdıyor sen şimdi dolabın içine gir otobüs geçerken bakarsın.

Adam da tamam der başlar beklemeye.

Bir müddet sonra kadının kocası eve gelir üzerini değiştirmek için dolabın kapağını açınca birde ne görsün içinde bir adam hemen sorar.

-Ne işin var senin benim dolabımda…

Adam:

-Abi ne desen haklısın şimdi sana otobüs bekliyorum desem inanmazsın…

Hastane

Bir gün deli hastanesinde doktorlar hastaları taburcu etmek için karar alırlar ve hastaları toplarlar doktorun biri duvara kapı resmi çizer ve hastalar o odaya götürülür. Hastalar içeriye girdikten sonra hemen kapıya koşarlar. Hepsi kapıyı açmaya çalışırlar, delilerden biride onları izleyerek kahkaha atar doktorlar bunun iyileştiğini zanneder ve yanına gidip deliye sorarlar:

– Sen niye kapıyı açmıyorsun?

deli cevap verir:

– Çünkü kapının anahtarı bende

Deli ile General

Zararsız bir deli ile bir general bir handa aynı odada misafir olurlar.

Deli hancıya sabah erken yola çıkması gerektiğini söyler ve sabah ezanında uyandırılmasını rica eder.

Hancı deliyi istediği vakitte uyandırır. Karanlıkta giyinmeye çalışan deli yanlışlıkla generalin elbiselerini giyer ve yola revan olur

Epey yol katettikten sonra ortalık aydınlanınca üzerindekileri fark eder. Şöyle söylenir:

“Vay aptal hancı! Benim yerime generali uyandırmış!

Miyav dedik ya

İki deli, akıl hastanesinden kaçmaya karar vermişler. Gece vakti hızlı bir şekilde duvardan atlayarak

boşluktaki tarlaya çıkmışlar. Tellerin arasından sürünerek ilerlerken bir bekçi bunların hışırtısını duymuş.

Hemen bağırmış:

-Kim var orada?

Delilerden biri hemen:

-Miyav, miyavv diye seslenmiş.

Hışırtıyı kedinin çıkardığını zanneden bekçi tam geri dönecekken deliler yine sürünmeye başlamışlar ve yine bir hışırtılar başlamış. Bekçi hemen dönmüş ve bağırmış:

-Kim var orada?

İyice sinirlenen deli:

-Miyav dedik ya len demiş.

Doktor Fıkraları:Kadın Beyni Neden Ucuz?

kahkaha4

Felçli Adam

Hastanede koğuşları gezen doktor, yataklardan birinin başucunda durup:

– Sol tarafınız tamamen felç olmuş, bunun tek sebebi içki içmeniz.

– Bu nasıl olur? Ben kadehimi hep sağ elimle tutardım doktor bey.

Mirasçılar Düşünsün

Kayserili hasta doktora sorar:

-Doktor bey, ameliyatım çok masraflı olacak mı?

Doktor gayet ciddi bir tavırla cevap verir:

-Siz bu meseleye kafayı takmayın, bırakın onu mirasçılarınız düşünsün.

Kadın Beyni Neden Ucuz?

Hastanın durumu çok ağır, yoğun bakımda yatıyor..

Tüm ailesi bekleme odasında doktorlardan haber bekliyor.

Halsiz ve umutsuz bakışlı bir doktor çıkıyor:

“Tek yaşam şanşı var oda beyin nakli.Böyle bir ameliyatı ilk olarak deneyeceğiz, tabii masraflar hastanın ailesine ait.” diyor.

Aile, şaşkın, yorgun, çaresiz…

Aralarından biri :

“Peki ama fiyat nedir?” diyor.

“Değişir” diyor cerrah.

“5000 dolar erkek beyni kullanırsak”

“200 dolar kadın beyni kullanırsak.”

Uzun bir sessizlik çöker. Beyler gülmemeye çalışırlar.

Hanımlarla göz göze gelmekten kaçarlar.

Ama aralarından biri merakını yenemez:

“Peki doktor bu fiyat farkının nedeni nedir?” diye sorar.

Cerrah gülümser:

“Eh tabi, aynı arabalar gibi, kadın beyinleri ucuz oluyor akıllarını çok kullandıkları için. Kullanılmış akıl, kullanılmış beyin. Erkek beyni hiç kullanılmamış sıfır km araba gibi pahalı oluyor.”

Hastayı Kaybettik

Doktor bey hastamızın durumu nasıl?

-Çok üzgünüz kaybettik…

-Olamaz öldü mü?

-Yok ya kaybettik yerinde yok, çaldırsanıza bi nerde bu salak 🙂

Kabarık Fatura

Kadının biri doktorun faturasını çok kabarık bulduğu için şikayet ediyordu. Doktor:

-Unutmayın ki, oğlunuzun kızamığı tedavi etmek için dokuz defa evinize geldim.

Kadın daha baskın çıktı:

-Doktor bey, siz de unutmayın ki, bütün sınıf kızamığı oğlumdan aldı.

Karışık Fıkralar;Düz Mantık

kahkaha3

Bakış Açısı

Matematik dersinde kadın öğretmen öğrencilere sorar:

– Bir ağacın dalında 5 tane kuş var. Taş attım, iki tanesini vurdum. Geriye kaç kuş kalır?

Öğrencinin biri parmak kaldırır ve cevaplar:

– Hiç kuş kalmaz çünkü diğerleri korkudan uçup gider.

Öğretmen gülümser:

– Hayır. Doğru cevap üç olacaktı ama bakış açını sevdim.

Öğrenci duruma çok bozulur ama pek göstermez. Ders devam ederken tekrar parmak kaldırır:

– Bir soru da ben sorabilir miyim?

Öğretmen izin verir.

– Sokakta üç kadın dondurma yiyerek yürüyor. Biri dondurmasını yalıyor, diğeri ısırıyor, diğeri de emiyor. Kadınlardan hangisi evlidir?

Öğretmen şaşırır, kızarıp bozarır ama cevap da vermek zorundadır:

– Hmm…şey..yalayan?

Öğrenci yanıtlar:

-Hayır, parmağında alyans olan. Ama bakış açınızı sevdim.

Çakal Tercüman

Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. Seçtiği adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına aldırttı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. Tercüman işaretle sordu:

“Para nerede?”

Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi:

“Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neden bahsettiğinizi anlamıyorum.”

Tercüman tercüme etti:

“Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş.”

Baba 38’liği koltuk altından çekip sağır dilsizin beynine dayadı:

“Şimdi sor bakalım, para nerede.”

Tercüman işaretle sordu:

“Para nerede?”

Sağır-dilsiz kan ter içinde, işaretle yanıt verdi:

“Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacın kovuğunda iki yüz bin dolar var.”

“Ne söyledi?” dedi baba.

Tercüman yanıtladı:

“Dedi ki, hala neden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz g.t istermiş.”

Dil Sü”r”çmesi

Temel askerdedir. İlk gün komutan gelir ve:

– Benim adım Ali Kırç. Unutmayın Kırç, arada “r” var. Soyadımı yanlış söyleyen veya dalga geçen olursa yakarım.

Komutan ara sıra askerlere kendi soyadını sorar. En sonunda sıra Temel’e gelir.

– Temel söyle bakalım benim adım ne?

Temel düşünür ama bi türlü hatırlayamaz. O sırada arkadaşı kopya verir:

– Temel unutma arada “r” var.

– Haa hatırladım komutanım. Ali Gört!!!

Temel İngilizce Konuşursa…

Temel Amerika’ya gelir uçaktan iner pasaport olayı filan falan

Göçmenlik Bürosu’na alırlar bunu memur sorar :

– What’s your name sir?

– Temel.

– Surname?

– Kaya.

– Sex?

Temel gayet sakin cevaplar:

– 3 times a week.

Memur şaşırır ve olayı toparlamaya çalışır…

– Sir you understood me wrong… I mean male? or female?

Temel yine hiç beklemeden cevaplar:

– Doesn’t matter.

Düz Mantık

Temel bir yarışmaya katılır ve kazanır. Kendisine bir kitap hediye edilir. Kitabın adı da “Düz Mantık” tır. Temel hediyeyi alırken sorar;

-Bu kitapta ne yazıyor?

-Okuyunca öğrenirsin…

-Ben onunla uğraşamam, anlat bakiim sen bana.

-Pekala. Bak şimdi; senin evinde akvaryum var mi mesela?

-Evet var…

-O zaman içinde su da vardır?

-Evet var…

-İçinde su varsa balık da vardır?

-Evet var…

-Balık varsa hayvanları da seviyorsundur sen?

-Evet…

-Hayvanları seviyosan insanları da seversin herhalde?

-Evet…

-O zaman senin sevgilin de vardır?

-Evet var.

-Yaşlı görünüyorsun o zaman sen evlisindir?

-Evet.

-E karın olduğuna göre de, homoseksüel değilsindir?

-Evet.

-Bak gördün mü? Düz mantık buna denir işte…

Temel çok etkilenir. Kitabı alır koltuğunun altına eve doğru giderken Dursun’u görür…

Dursun sorar;

-Temel o ne?

-Düz mantık kitabı!

-Nası bişey bu anlat bakiim…

-Bak şimdi; sizin evde akvaryum var mı?

-Yook!

-O zaman sen i*nesin…

Okul ve öğrenci fıkraları;Kalkan Balığı Neden Yassıdır ?

kahkaha7

İki Ciddi Neden

Sabah anne, oğlunun odasına girdi ve onu uyandırdı.

-Haydi oğlum, uyan artık. Okula geç kalacaksın…

Oğlu, yarı açık gözlerle annesine baktı ve uykulu bir sesle;

-Fakat anne, bugün okula gitmek istemiyorum

Anne, oğlunun isteğine karşı çıktı:

-Okula neden gitmek istemiyormuşsun bakayım? İki ciddi neden söyle bana…

Oğlu bir yandan esnerken, bir yandan da annesini yanıtladı:

-Okuldaki tüm öğretmenler benden nefret ediyorlar, biiir…

-Tüm öğrenciler de nefret ediyorlar, ikiii… Bu iki ciddi nedenim yeter mi, anne?

Annesi oğlunun nedenlerini geçerli bulmadı; “bunlar okula gitmemen için neden olamaz” dedi.

-Şimdi hemen kalk ve çabuk hazırlan…

Bu kez oğlu iki ciddi neden göstermesini istedi annesinden:

-Sen de bana, okula kesinlikle gitmemi gerektirecek iki ciddi neden gösterebilir misin, anne?

Sabrı tükenme noktasına gelen anne, oğlunun üstündeki yorganı hızla çekti ve oğlunun istediği iki ciddi nedeni ondan sonra açıkladı:

-Birinci ciddi neden, 52 yaşında koskoca bir adamsın…

-İkinci ciddi neden ise, sen okulun müdürüsün, oğlum…

Salak Ve Zeki Arasındaki Fark?

Öğrenci öğretmenine ” öğretmenim salakla zeki arasındaki fark nedir? ”

Öğretmen hiç şüphesiz cevap verir ” salaklar kesin konuşur zekiler daima şüphelidir. ”

Öğrenci: gerçekten mi ?

Öğretmen:kesinlikle

Beyaz Gelinlik

Öğretmen sınıfa soru sordu: “Düğünlerde gelinler neden beyaz giyer bilir misiniz?

Bu onların en mutlu günü olduğu için! ”

Arka sıralardan bir ses yükselir;

“Damatların neden siyah elbise giydiklerini şimdi anladım hocam.

Arı Sokması

Öğrenci derse geç kalmıştı.

Öğretmen niye geç kaldığını sordu.

Öğrenci “Arı soktu” dedi.

Öğretmen: “Nereni soktu?”

Öğrenci: “Söyleyemem.”

Öğretmen kızdı, “Otur!” diye bağırdı.

Öğrenci boynunu bükerek cevap verdi:

“Oturamam!”

Dinci

Bir gün bir okula yeni din öğretmeni gelmiş.

Her zamanki gibi ön tanışma için herkesin ismini sormuş.

Dinci: Adın ne?

Çocuk :Fatih

Dinci:Oku bakıyım fatihayı

Çocuk okumuş.

Dinci :Adın ne?

Çocuk:Kevser

Dinci:Oku bakıyım kevser suresini.

Kız okumuş

Çocuğun teki de sıranın altında saklanıyormuş.

Dinci onu da kaldırmış.

Dinci :Adın ne?

Çocuk:Yasin.Ama bana burda herkes kulvallah der.

Kalkan Balığı Neden Yassıdır ?

Öğretmen derste sormuş:

“Çocuklar kalkan balığı neden yassıdır?”

Can parmak kaldırmış “Hocam bana amcam anlatmıştı,balinanın biri onu becerirken yassılaşmış.”

Öğretmen çok kızmış ve bağırmış

“Bir daha böyle bişey söylersen seni sınıftan atarım!”

Ertesi gün öğretmen gene sormuş

“Istakozun gözleri niye dışarı fırlamış gibi patlak patlaktır?”

Can gene parmak kaldırmış

“Hocam amcam onu da anlattı. O sırada ıstakoz da ordaymış”

Kaynana-Damat

ferrari

Bir kayınvalidenin 3 damadı varmış. Onları test etmek istemiş. Bir gün en büyük damadıyla deniz kenarına gitmiş ve kendisini sulara bırakmış. Bir yandan da”Boğuluyorum” diye feryat ediyormuş. Büyük damat atlamış denize ve kaynanasını kurtarmış. Ertesi gün kapısında bir Renault Laguna, üzerinde bir not. “Sevgili damadım hayatımı kurtardın. Teşekkürler… Kayınvaliden”

İki üç gün sonra ortanca damadıyla deniz kenarına gitmiş. Aynı şeyi denemiş. Ortanca damat da kayınvalidesini kurtarınca, ona da bir araba hediye etmiş. Üzerine de benzer bir not iliştirmiş: “Sevgili damadım hayatımı kurtardın. Kayınvaliden…”

Son deneme küçük damatla… Kayınvalide denize atlamış; ayağı yerden kesilince”Boğuluyorum” diye feryat etmeye başlamış. Küçük damat, başını çevirip bakmamış bile. Kadın boğulmuş. Ertesi gün küçük damadın kapısının önünde bir Ferrari ve üzerinde bir not: “Sevgili damadım hayatımı kurtardın. Kayınpederin.”

Tam 65 yıl

sevgi11

Yaşlı çifte sorarlar:
– Tam 65 yıl…Bunca sene nasıl evli kaldınız?
Yaşlı çift cevap verir:
– Bizim doğduğumuz zamanlarda bir şeyler kırıldığında tamir edilirdi,çöpe atılmazdı. O yüzden.